LENFÖDEM

Vücudumuzda kan damarlarının yanı sıra lenf dolaşımını sağlayan Lenf Damarları sistemi vardır. Lenf damarları ve lenf düğümleri Lenfatik Sistemi oluşturur ve bu sistem dokular arasına sızan sıvıların kan dolaşımına aktarılmasını sağlar. Dalak, bademcik ve Payer plaklyarı gibi dokular da bu sistemin bir parçasıdır. …continue reading →

HUZURSUZ BACAK SENDROMU

- Otururken ya da yatarken bacaklarda sürekli bir huzursuzluk ve kıpırdanma hissiyle birlikte olan ilginç bir rahatsızlıktır. Yürürken rahatsızlık ortadan kalkar, akşam saatlerinde veya yattıktan sonra artar. - Genel toplumda görülme oranı %5 civarındadır. Yani, oldukça sık görülen bir rahatsızlıktır.- …continue reading →

BOYUN VE BEL DÜZLEŞMESİ NEDİR? TEDAVİSİ NASILDIR ?

Omurgamız , omur  adı verilen 32-33 tane kemiğin üst üste dizilimiyle meydana gelir ve hareket sistemimizin en önemli destek elemanını oluşturur. İlginç yapısı sayesinde otururken ve ayakta iken gövdemizi desteklerken, en sert ve ani hareketlerin dahi yapılmasına imkan verir. Omurlar bağlar vasıtasıyla birbirine sıkı sıkıya bağlı olup aralarında disk  adı verilen kıkırdaklar bulunur. Bu yapılar sayesinde omurlar arasında normal şartlarda bir kayma olmaz ve tüm hareketleri kolayca yapabiliriz. …continue reading →

Bel – Boyun Fıtığı

1. Bel ve boyun fıtığı toplumda neden yaygın?kimler risk altında? En çok bel fıtığı mı boyun fıtığı mı görülüyor? 2- Fıtığın belirtileri nelerdir? Diğer ağrılardan nasıl ayırt edilir? 3- Bel fıtığı teşhisi nasıl konulur? 4- Eskiden neredeyse her fıtığı ameliyat etme eğilimi vardı. Şimdi ise durum tam tersi. Ameliyat kararı ne zaman verilmeli? 5-bel fıtığında fizik tedavide ameliyatsız tedavi yöntemleri nelerdir. Her yöntemi başlıklar altında yazar mısınız? 6- Bu yöntemlerin fıtık üzerindeki etkileri nelerdir? Fıtık tekrar edebiliyor mu? 7- Önerileriniz …continue reading →

OSTEOPOROZ KEMİK ERİMESİ DEĞİLDİR

Prof. Dr. Tunç Alp KALYON (*) Osteoporoz, kemik kütlesinde azalma ve kırık riskinin artmasıyla karakterize bir rahatsızlıktır. Menopoz sonrasında ve yaşlılık döneminde kişinin yaşam kalitesini ve hareketliliğini önemli ölçüde etkileyebilir. Halk arasında bu rahatsızlık için kullanılan " kemik erimesi" deyimi aslında doğru bir tanımlama değildir; osteoporozda kemikte erime olmaz. Buna karşılık, kemiğin dokusunu oluşturan ve adeta betonarme bir binanın demir iskeletine benzeyen organik çatı içindeki minerallerin yıllar içinde azalması söz konusudur. Bu minerallerin en önemlisi kalsiyumdur. …continue reading →

SPORDA ANİ ÖLÜMLER VE SEBEPLERİ

Yıllardır yapılan araştırmalar, düzenli sporun kalp hastalıklarının, özellikle de kalp krizinin önlenmesinde çok önemli bir faktör olduğunu göstermektedir. Dünya sağlık kuruluşları tarafından tavsiye edilmesine rağmen, gözlemlere göre egzersize alışkın olmayanlarda yoğun bir programa başlamak, ani ölüm ve kalp krizine sebep olmaktadır. Son yıllarda, yoğun fiziksel egzersiz sonrası görülen ani ölüm sayısında artış dikkati çekmektedir. …continue reading →

TIBBİ REHABİLİTASYON

Prof. Dr. Tunç Alp KALYON Rehabilitasyon, İngilizce kökenli " rehabilitate " fiilinden türemiş olup, yeni alışkanlıkların kazandırılması veya yeni bir duruma adaptasyonun sağlanması anlamına gelen bir terimdir. Ancak günümüzde rehabilitasyon bu dar anlamda çok ötesine geçmiş, çağdaş tıbbın kazandırdığı yeni olanaklar ve sosyal gelişmelerin paralelinde, çok geniş bir kapsama ulaşmıştır.…continue reading →

AKUPUNKTUR VE OBESİTE TEDAVİSİ

Akupunkturun en sık kullanıldığı durumlardan biri obezite tedavisidir. Son yıllarda değişik araştırmacılar tarafından bu konu irdelenmiş olmasına rağmen tartışma devam etmektedir. Akupunkturun TSH veya Tiroid hormonları yoluyla metabolizmayı etkilediğine ilişkin bir kanıt ortaya konamadığından bu çalışmaların çoğu klinik gözlemlere dayanmaktadır. Özellikle Uzak Doğu kaynaklı araştırmalarda vücut ve kulak akupunkturunun obesite tedavisinde yardımcı olduğu ve kullanılması gerektiği vurgulanmakla birlikte bu konuda randomize kontrollu çalışmaların sayısı maalesef çok azdır. …continue reading →