Yerleşim merkezlerinin giderek genişlemesi ve iletişim olanaklarının artmasıyla birlikte, yeryüzünün tüm kesimlerinde spor yapan insanların sayısı hızla çoğalmaktadır. Çok soğuk iklimlerden çok sıcak bölgelere veya yüksek irtifada yaşayanlara kadar çok geniş bir insan kitlesi değişik çevre koşullarıyla karşı karşıyadır. Bu bölgelerde yaşayan insanların sportif etkinlikler sırasında karşılaştıkları farklı stresleri ve çevre koşullarının bedensel kapasiteyi zorlayıcı etkilerini dikkate almadan başarıya ulaşmaları mümkün olamayacağı gibi, zaman zaman yaşamı tehlikeye sokan durumlar da ortaya çıkabilmektedir.

Bu nedenle, çevre koşullarının değişik ve organizmayı zorlayacak etkilerin bir arada olduğu ortamlarda, sportif etkinliklerin bazı özelliklerinin bilinmesi gerekir. ALÇAK BASINÇ KOŞULLARINDA SPOR Deniz düzeyinden yükseklere çıkıldıkça hava basıncının azaldığını biliyoruz. Nitekim deniz düzeyinde 760 mmHg olan basınç, 5486 m.’lik yükseklikte bunun yarısı kadardır. Atmosfer basıncının azalmasına bağlı olarak gerek solunan havada, gerekse alveollerde parsiyel oksijen basıncı (pO2) düşer ve kanın O2 ile satürasyonu bozularak “hipoksik hipoksia” durumu ortaya çıkar. Havadaki O2 oranı % 20.9 olduğuna göre, Dalton Yasası’na göre, barometrik basınçla orantılı olarak pO2’de düşme olur. (pO2 = 0.209 X Barometre basıncı). Böylece deniz düzeyinde 150 mm Hg olan pO2, 3048 metre yükseklikte yalnızca 107 mm Hg’dir ve buna bağlı olarak bazı fizyolojik zorlanmalar ortaya çıkar. Bunun en tipik örneği 1968 yılında Mexico City Olimpiyat oyunlarında yaşanmıştır. 2300 m. yükseklikte yapılan oyunlar sırasında, 2.5 dakikadan fazla süren yarışmaların hiçbirinde dünya rekoru kırılamamıştır. Buna karşılık, hava yoğunluğunun ve hava basıncının azlığı sayesinde, Mexico City’de Bob Beamon, 8.90 m.’lik uzun atlama rekorunu kırmıştır. Orta derecedeki yüksekliklerde, örneğin 1981 m.’de, alveolar pO2 78 mm Hg’ye inerken (deniz düzeyinde 100 mm Hg), hemoglobinin % 90 kadarı O2 ile satüre olabilir.Daha yüksek irtifada ise hemoglobinin O2 ile satürasyonu çok azalır ve fiziksel etkinlik belirgin biçimde güçleşir. İrtifa artışına bağlı yükseklik hipoksisinde erken ve geç belirtiler ortaya çıkabilir. HİPOKSİ BELİRTİLERİ I- Erken hipoksi belirtileri: 1. Solunum sistemi: Hipervantilasyon başlar, 2. Asid-baz dengesi: Hipervantilasyon sonucu CO2 azalmasına bağlı olarak kan pH’ı alkali tarafa kayar. 3. Kardiyovasküler: Submaksimal kalp atım oranı artmasına karşılık atım hacmi aynı kalır. II-Geç dönemdeki hipoksi belirtileri: 1. Solunum sistemi : Hipervantilasyon olur, 2. Asid-baz dengesi: Böbrekler yoluyla alkali kaybı oluşmasına bağlı olarak alkali rezervlerde azalma olur. 3. Kardiovasküler: Submaksimal kalp atım oranının artmasına karşılık atım hacmi azalır. Maksimum kalp atım oranı düşer. Plazma hacmi azalır. Buna bağlı olarak hematokrit yükselir. Kanın hemoglobin konsantrasyonu artar. 4. Kas sistemi: İskelet kaslarının kapillarizasyonunda, mitokondriumlarda ve aerobik enzimlerde artma olur.