ORTA VE İLERİ YAŞLARIN KORKULU RÜYASI : “İNME” NEDİR? NASIL KORUNALIM

Beyin damarlarının aniden tıkanması veya kanaması sonucunda vücudun sağ veya sol yarısında ortaya çıkan felç tablosu, inme veya yarım felç olarak adlandırılır. Son zamanlarda ortalama yaşam süresinin uzamasıyla birlikte bu rahatsızlığa daha fazla rastlanmaya başlanmış olup  15- 45 yaş grubundaki kişilerde de görülebilmektedir. İnme’ye neden olan beyin damarlarındaki tıkanıklık veya kanamalara genel olarak ‘beyin damarları olayı’  adı verilir ve bu tip olaylar genel olarak iki tipte incelenir: …okumaya devam et →

YÜRÜME GÜÇLÜĞÜ ÇEKENLERE: SU İÇİ TREADMİLL TEDAVİSİ!

SUYUN TEDAVİ GÜCÜ! YÜRÜME GÜÇLÜĞÜ ÇEKENLERE:  SU İÇİ TREADMİLL TEDAVİSİ! PROF. DR. TUNÇ ALP KALYON:  ‘‘HASTALARI SU İÇİNDE KOŞU BANDINDA YÜRÜTEREK TEDAVİ EDİYORUZ’’ ‘‘HİDROTERAPİ (AKUATİK REHABİLİTASYON) TÜRKİYE’DE FAZLA BİLİNMİYOR’’ Suyun  tedavi gücü  tarihin çok eski dönemlerinde keşfedilerek, hastalıklardan korunma  ve  şifa amacıyla kullanılmış… Kaplıca merkezlerinde çok sayıda insan  rahatlamak veya hastalıklarını tedavi etmek amacıyla  suyun şifalı etkisinden yararlanmakta. Günümüzde  fizik tedavi ve rehabilitasyonda su, pek çok hastalığın tedavisinde  önemli yer tutmakta. …okumaya devam et →

FELÇ HAYATINIZIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRMESİN

Prof. Dr. Tunç Alp KALYON

İNME (FELÇ) NASIL OLUŞUR?

Beynimizde iki yarımküre vardır. Bunlardan sağ taraftaki sol kol ve bacağımızın, sol taraftaki ise sağ kol ve bacağın hareketleriyle  birlikte konuşma yeteneğimizden sorumludur.  Bu bölgelere  gelen kan akımının herhangi bir nedenle bozulması sonucunda  vücudun bir yarısında kol ve bacaktaki felçle birlikte başka bir takım sorunlar da ortaya çıkar ve buna inme adı verilir.    İnmeye yol açan damar olayları  genellikle iki  türde olup : …okumaya devam et →

GÜNIŞIĞINA ÇIKMAYI İHMAL ETMEYİN

Prof. Dr. Tunç Alp KALYON

1960’lı, 70’li yıllarda özgürlük simgesi haline gelen hippi’leri konu alan ünlü “Hair “ müzikalinin ana teması “Let the sunshine in” şarkısı “Bırak Güneş ışığı içeri girsin”diyordu. Çağımızın getirdiği acımasız rekabet ortamında, günlük çalışma ve uğraşlar uğruna zamanımızın çoğunu kapalı mekanlarda geçirmeye başladığımızdan, bu şarkının sözleri daha bir anlam kazanmaya başladı. Bizler dört duvar arasında sıkışıp kalırken çocuklarımız da açık havada oynanan oyunları unuttular, TV ya da bilgisayar ekranlarının karşısından ayrılmaz oldular. Eskiden cıvıl cıvıl çocuk seslerinin geldiği sokaklarda artık yalnızca araba homurtuları ve korna sesleri var. Bu durumun bize nelere mâl olduğunu düşündünüz mü hiç? Geçmek bilmeyen sırt ağrıları, uyku düzensizlikleri, sürekli gerginlik ve kaygılanma, baş ağrısı, isteksizlik ve hepsinden önemlisi sürekli yorgunluk, bitkinlik hali. Sabah işe ya da okula başlarken dahi kendini yorgun ve uykusuz hisseden insanın ne denli verimli olabileceği tartışmalı kuşkusuz..Çağdaş teknolojinin getirdiği olanakları ve konforu hızla kullanan ve tüketen insanoğlu, bir noktadan sonra bunun olumsuz yansımalarıyla karşı karşıya gelmiş durumda. …okumaya devam et →

GENÇLER DİKKAT ! SIĞ SUYA ATLAMAYIN

(*)Prof. Dr. Tunç Alp KALYON

Bir rehabilitasyon hekimi olarak bizi  en fazla üzen olguların başında , derinliği fazla olmayan sulara “balıklama “ atlayışlar  yüzünden oluşan omurilik felçleri gelmektedir.  Bütün uyarılarımıza rağmen, her yıl çok sayıda yeni olguyla karşılaşmamız, sorunun önemini ortaya koymaktadır.  Sığ suya atlamak çok tehlikelidir;  nedenine gelince :

okumaya devam et →

OSTEOPOROZ KEMİK ERİMESİ DEĞİLDİR

Prof. Dr. Tunç Alp KALYON (*)

Osteoporoz, kemik kütlesinde azalma ve kırık riskinin artmasıyla karakterize bir rahatsızlıktır. Menopoz sonrasında ve yaşlılık döneminde kişinin yaşam kalitesini ve hareketliliğini önemli ölçüde etkileyebilir. Halk arasında bu rahatsızlık için kullanılan " kemik erimesi" deyimi aslında doğru bir tanımlama değildir; osteoporozda kemikte erime olmaz. Buna karşılık, kemiğin dokusunu oluşturan ve adeta betonarme bir binanın demir iskeletine benzeyen organik çatı  içindeki   minerallerin yıllar içinde azalması söz konusudur. Bu minerallerin en önemlisi kalsiyumdur. …okumaya devam et →

BASI YARALARI

Prof. Dr. Tunç Alp KALYON

Vücudun çeşitli yerlerinde, uzun süreli basıya maruz kalma sonucu ortaya çıkan yaralara “Bası Yaraları “ adı verilir. Yatak Yarası veya Dekübitis Ülserleri olarak da adlandırılan bu yaralar, deri ve derialtı dokularının uzun süreli basınç altında kalmasıyla ortaya çıkar ve deri altı dokusunun nispeten az olduğu kemik çıkıntılarının üzerindeki vücut kısımlarında daha çok görülür. Bası yaraları, yatağa bağımlı hastalarda sık rastlanır ve tedavi masraflarını artırmanın yanı sıra hastanın yaşam kalitesinin bozulmasına, tedavisinin gecikmesine, rehabilitasyonun aksamasına ve hatta ölüme neden olabilir.…okumaya devam et →